Kayıt odasında en sık karşılaşılan şikâyet, vokalin kalın ve boğuk kaydedilmesidir.
Sebep çoğu zaman mikrofonun kendisi değil, ağızla arasındaki mesafedir.
Yönlü mikrofonlarda kaynağa yaklaştıkça pes bölge yükselir. Buna proximity effect denir ve her yönlü mikrofonda vardır.
Yakın mesafe her zaman yanlış değildir; fısıltıya yakın bir anlatımda bu dolgunluk istenen şeydir.
Sorun mesafenin cümle boyunca değişmesidir. Sabit durmayan bir söyleyici, aynı kayıtta iki farklı ton üretir.
İkinci ayrıntı açıdır. Mikrofona tam karşıdan söylemek patlayıcı hecelerde hava darbesi üretir; hafif yandan konumlanmak bunu azaltır.
Üçüncüsü pop filtredir. Filtre hava darbesini keser ama mesafeyi de sabitler; söyleyicinin dayanabileceği fiziksel bir sınır kurar.
Kayıt öncesi bir dakikalık deneme yapılır ve dinlenir. Mesafe kararı kayıt sırasında değil, öncesinde verilir.
Odanın payı da mesafeyle değişir. Uzaklaştıkça doğrudan sesin oranı düşer ve oda kayda daha çok girer; küçük ve yankılı odalarda bu, yakın mesafeyi zorunlu kılar.
Kayıt düzeyi de mesafeyle birlikte ayarlanır. Yakın konumda giriş seviyesi rahatça tepe yapar; bu yüzden düzey, en yüksek sesli bölüm denendikten sonra belirlenir.
Derslerimizde mikrofon konumu, kayıt öncesi deneme alımıyla belirlenir.